image93
image94

REDFOTOĞRAF VE KOLEKTİF ÜRETİM

  2008’in bol gazlı, bombalı, baskı ve şiddet ortamında geçen 1 Mayıs’ının ardından fotoğrafçıların bir araya gelmesiyle redfotoğraf doğdu. 

Var olanların dışında yeni bir örgütlenme modeli yaratarak çalışmak istedik. 

Özellikle demokratik kitle örgütleriyle kolektif çalışma olanaklarını zorlamayı düşündük. 

Bu anlamda ÇHD, DİSK Genel Merkez, Homur Mizah Grubu, STHP, KESK Kültür Sen, İşçi Filmleri Festivali ve son olarak TYS ile çalıştık. 

Biliyoruz ki dertleri ortak olanların mücadelesi de ortaktır. Teori ile pratiğin, sanat ile siyasetin birlikteliği, hem mücadeleyi hem de görünürlüğümüzü arttırır. Birbirlerini tamamlayan alanlarda birlikte üretip paylaşmayı becerebilirsek amacımıza da o oranda yaklaşırız.

Kültürü, İnsan emeği ve onun üretkenliği ele alınmadan açıklarsak soyut ve eksik kalır çünkü emek ile kültür arasında doğrudan bir ilişki vardır. Biliyoruz ki “homo sapiens”i, en gelişmiş maymundan ayıran özellik “emek”tir. İnsanlık da emekle başlamıştır. El, insanlığın ilk üretim aracı olmuştur. İnsanın var olmasıyla başlayan, doğayı değiştirici ve dönüştürücü gücüyle, emeğin üretkenliğinin aracılığıyla, aktarılabilen-uyarlanabilen maddi-manevi sonuçlar kültür tanımını oluşturur. İnsanın doğayla mücadelesiyle başlayıp sürer, kendini sürekli yeniler ve geliştirir. Kültürü kimi gelenek ve görenekler, kimi uygarlık, kimi bilimsel gelişme, kimi de modernleşme olarak tanımlar. Oysaki kültür, tüm bu tanımlamaları kapsamaktadır. Fotoğrafın icadını ve bugüne kadarki gelişimini de kültürel birikimin bir parçası sayabiliriz. Sorun, İnsan için olan bu gelişmelerin gerçekte insanlığın ortak yarar ve çıkarlarına eşitlik ölçütünde ne derece kullanıldığıdır. Bu noktada kültürün sınıfsal bakış açısıyla ele alınıp kimliğinin işçi sınıfı açısından incelenmesi zorunludur.

Sınıfsız toplum kuruluncaya kadar da sınıfsal bir karakter taşıyacaktır. Kültürün tanımı sınıf mücadelesi içinde evrensel olma özelliğini ortaya koyar, geliştirir. Bu noktada kültür, politika ve ideoloji ile sıkı sıkıya bağlıdır. Yarının dünyası bugünkü politika ve ideolojik mücadeleyle birlikte kültürel değişimi de sağlayacaktır. Bu değişimde sanat da önemli bir rol oynayacaktır.

Kolektif çalışmalarımızı paylaşmak ve geleceğe taşımak önemlidir. Şimdiye kadar yaptığımız çalışmaları kataloğa veya kitaba dönüştürüp geleceğe taşıma olanakları bulamadık. TYS ile gerçekleştirdiğimiz “Göz-El Yorumlu Emek Fotoğrafları 2012” çalışmasını kataloğa taşıyarak kalıcılaştırılmasında desteklerini ortaya koyan kurumlara teşekkür ederiz.


Gerçekleştireceğimiz yeni projelerde birlikte olmak dileklerimizle...

redfotoğraf adına

Özcan Yaman, 2015

MANİFESTO

redfotoğraf manifestosu—2008--

Gündüzleri işsiz kalınan, Geceleri aç yatılan bir ülkeye, dahası dünyaya RED!


Faşizme, emperyalizme, kapitalizme ve onların yerli işbirlikçilerine, işgallere, savaşlara, sömürüye, şovenizme ve her türden gericiliğe, dünyadaki adaletsiz bölüşüme sınıfsal ve cinsel sömürüye, cinsiyet ayrımcılığına, faili meçhullere, içeride ve dışarıda tecrite, derin devlete, İşkenceye, darbelere, mezarda emekliliğe, ekolojik dengesizliğe, kültürel ve tarihsel mirasın yok edilmesine, rantsal dönüşüme, sansüre, hukuksuzluğa, adaletsizliğe...
RED! 


Hayatın güzelliklerini neşesini olduğu kadar toplumsal sorunların bizlere yüklediği ağırlığı da görerek, daha güzel ve yaşanabilir bir dünyayı kurmak için...

Elimizdeki araç olan fotoğraf makinelerimiz ile tanık olduklarımızı göstermek için...

Kolektif çalışmanın mutluluğunu paylaşmak için...

RED!


Dertler değişmeden bu görüntüler de değişmeyecek. Bizlerin de dertlerin değişmesi yönünde mücadelemizin sürmesi kaçınılmaz. O halde yeni ortak projelerde bir arada olmak için bizler de karşı sanat cephesini örmek zorundayız. Ortak projeler üretip, kolektif çalışma koşullarını yaratmalıyız. Kitle örgütleriyle sanatın gücünü buluşturmalıyız. 

Fotoğrafın gücünü nesnel olarak ama taraflı bir biçimde sunacak, toplumun muhalif güçleri olan demokratik kitle örgütleri ve sendikalarla bu gücü halkla paylaşacak bir yapının, fotoğraf cephesinden pratik ve teorik birikimlerini sunacağı bir kurumsallaşmaya doğru gitmeyi, işçi sınıfının yanında değil içinde olarak bu mücadeleyi kültür ve sanat düzeyinde ele almayı, bu anlamda taraf olduğumuz işçi sınıfının içinde fotoğraf makinelerimizle refleks grubu olabileceğimizi düşünüyoruz.


Nasıl Bir Grup?
Yukarıda bahsettiğimiz düşüncelerden yola çıkarak;
kendini burada ifade edebileceğini söyleyen ve tümüyle pratik içinde bir araya gelebilen, somut işler ve projelerle kolektif üretim yapabilen ve kendini sanatçı, foto muhabiri, fotoğrafçı olarak ifade eden, yüreğini makinesinde bir amaç uğruna taşıyan, profesyonel–amatör ayrımı yapmadan ama fotoğrafın temel kurallarını ve sanatsal estetik boyutunu da hesaba katan her arkadaşın katılabileceği bir grup kurmaya çalışıyoruz.


Kısaca; RED, bir karşı koyuştur. Sanatta sıcaklığın ve insanlık tarihinde mücadelenin rengi olan "kızıl"ın ateşiyle sevgiyi ve dostluğu geliştirelim diyedir RED.

Hiçbir bağlayıcılığın olmadığı ama sorumluluğun olduğu, herkesin kendini ifade edebileceği ama birbiri üstüne tahakküm kurmayacağı, somut işler üzerinden ve projelerden yola çıkarak emeğini katacağı, kendini tüm bu sayılanlardan biri veya tümünde görenlerin, istediği zaman girip, dilerse kendi rızalarıyla çıkabileceği, bağlayıcılığı kişinin vicdan, sorumluluk, duygu ve düşünceleriyle sınırlı olduğu bir gruptur redfotoğraf.


 redfotograf@gmail.com 

anKARA KATLİAMI


 CANIMIZI ÇOK ACITTILAR
anKARA katliamını yaşayan ve tanık olan redfotoğrafçıların hazırladığı videodur. Bizim kitabımızda nefret ve kine yer yoktur AMA Katliamı planlayanlardan, sorumlulardan ve suçlulardan hesap sorulancaya kadar UNUTMAYACAK VE UNUTTURMAYACAĞIZ!...